Odaklanma Hakkında

oDAKLANMA
Sık Sorulan Sorular

Odaklanma Hakkında

Odaklanma nedir?

Odaklanma, bilinç ve bedende bulunan potansiyel enerji gücünün, belirli bir noktada yoğunlaşması ve iletişimde olma durumudur. Belirli bir hedefin ya da bir sürecin tamamlanması ve sonlandırması, potansiyel gücün o nokta ile iletişimde kalarak sonuçlandırma ve çözümlemesidir. Bilginin, enerjileri etkileyerek maddeye dönüşmesine neden olan etken odaklanmaktır.

Odaklanamamak bir hastalık mıdır?

Odaklanamamak, odaklanılan bir nokta ile iletişimi bırakıp farklı noktalarla iletişime geçmektir. Sık sık iletişim ve ilginin değişik noktalara verilmesi ve kısa süreli yoğunlaşılması odaklanma sorunudur ve beklenilen sonuçların gecikmesine ya da çıkmamasına neden olur. Tüm başarılı insanların başarılarının temelinde odaklanma yetileri vardır. Odaklanamamak ya da dikkat eksikliği bir hastalık değildir. Bir bilinçlendirme, inanç, motivasyon ve eğitim sorunudur.

Zayıflama sürecine odaklanmanın etkisi nedir?

Odaklanmak zayıflamada önemli bir anahtardır. Odak problemi; kişinin önceliklerinde farklı konuların daha önemli olduğu anlamına gelir. Günlük yaşam devam edeceği için kişi çevrenin etkisiyle farklı konularla ilgilendiğinde odağı bozulur ve öncelik sırasında zayıflamak olmadığı için de bırakır. Kişinin odaklanabilmesi için öncelikle bilinçaltında zayıflama amacına ikna edilmesi gerekir. İstediği beden şeklini kişi hayatında değerli ve ilk sırada olduğu fikrini güçlendirmelidir. Güçlendirildikten sonra kişi günlük hayatına devam etse de, çevreden odağı bozulsa da, bu durum kısa süreli olur. Ayrıca kişiye zayıflamada odaklanmanın önemi ve değerinin, bilinçlenerek odaklandığında neyi kazanacağının ve odaklanamadığında neleri kaybedeceğinin farkındalığı kazandırılmalıdır.

Odak sorunum için ilaç kullanıyorum, bunun zayıflamaya etkisi var mıdır?

Odak sorunları olanlara ilaç verilmesi ilkel bir durumdur. Gelecekte böyle yanlışlar yapılmayacaktır. Modern tıp henüz yeterli gelişmediği için bu uygulamalar şu an yapılmaktadır. Hiçbir ilaç odaklanmaya neden olamaz. Çünkü hiçbir ilaç bilgiyi öğretmez, düzenleyemez ve değiştiremez. Odaklanmak için verilen ilaçlar tam tersine kişinin uyuşarak hareketsiz kalmasına ve daha da başarısız olmasına neden olur.

Zayıflama sürecinde odak sorunu yaşıyorum nedeni nedir?

  • Odağın anlamı ve önemi hakkında yeterli farkındalığa ve bilince sahip olmamak.
  • Hedefe ve değişim sürecine yeterli derecede bilinçaltında hazırlanmamış olmak.
  • Bilinçaltında korkular, dirençler, sabote eden eski deneyim ve inançların varlığının olması.
  • Çevrenin ve bilinçaltındaki yıkıcı ve yapıcı seslerin odağını bozuyor olması.
  • Kafanın dolu olup, meşgul olması, birçok gereksiz bilgiyle dolu olması.

 İstenilen beden şekli için odak noktası ne olmalıdır?

  • Hedef olan bedenin fiziksel görüntüsünün genel ve detaylarına odaklanmak.
  • Bilinç, beden ve değişim süreci için zaman ayrılmasına ve planlanmasına odaklanmak.
  • Değişim süreci içinde eski inançların yeni inançlarla değişmesine odaklanmak.
  • Değişim sürecinin devamlılığına neden olacak çözüm ve olasılıklara odaklanmak.
  • İstediğin beden şekline ulaşıldığındaki kazanım ve faydalara odaklanmak.
  • Enerji tüketimine neden olacak tüm eylemlerinin çeşitlerine odaklanmak.
  • Enerji tüketiminin sınırlarının genişlemesine neden olacak, tekrar, miktar, şiddet ve kuvvetlerin sınırlarının artmasına odaklanmak.
  • Odaklanmanın önemini anlamak, değerinin farkındalığı ve genel olarak bilinçlenmek.
  • Odaklanma hakkındaki inancı, olumlu inanca dönüştürmek.
  • Yıkıcı dış ve iç seslerin farkındalığı, sürece destek olacak yapıcı seslere odaklanmak.
  • Hedef, değişim süreci ve enerji tüketimine neden olan eylemlere ilgiyi artırmak.
  • Kendin için istediğin ölçülerdeki bedene, hak ettiğine, layık gördüğüne ve onayladığına odaklanmak.

Odaklanamama sebepleri nelerdir?

Düşünceler bilinçüstüne aittir, inançlar bilinçaltına aittir. Düşünceler daha zayıf ve çabuk etkilenen bilgilerdir. İnançlar daha güçlü ve kolay kolay değişmeyen çabuk etkilenmeyen bilgilerdir. Odağın çabuk bozulmasının sebebi düşüncenin zayıf bir yapısının olmasından kaynaklanır, hedefler ve süreç bilinçaltına inandırılmadıysa, sadece düşünce bazında biliniyorsa, odak çabuk bozulur. Sık sık fikir değiştirmenin ya da odağın bozulmasının sebebi, düşünceyi besleyen inançların oluşmamış ya da güçlenmemiş olmasıdır. Odağın güçlenmesi için o konudaki inançların güçlendirilmesi gerekir. Bilinçüstü, çevreden ya da bilinçaltından gelen sinyaller ile düşünce üretir, bu düşüncelerin gücünü belirleyen bilinçaltındaki inançlardır.

Odaklanma bilinçüstüyle mi yoksa bilinçaltıyla mı sağlanır?

Bilinçaltında güçlü inançlar olmadığında ya da hedefe gitme sebebin güçlendirilmediğinde, bilinçüstü farklı konulardan çabuk etkilenir. Eğer bilinçaltı hedef konusunda güçlendirilmiş bir inanca sahip ise bilinçüstü farklı konularla ilgilense bile, bilinçaltı bilinçüstünü bir süre sonra kontrol altına alarak dizginler ve tekrar hedefe odaklar. Odaklanabilmeye neden olan bilinçaltıdır, odağının bozulmasına etki eden ise dış çevredir, elbette bilinçaltı odaklanmamış ise o da odağın bozulmasına neden olur.

Odak sorununu nasıl çözebilirim?

Eğer bilinçaltı tasarlanarak hazırlanmaz ise çevrenin kendisi ve çevrede bulunan kişiler sürekli odağın bozulmasına neden olur. Odağımız en sevdiğimiz ve bize sevdiğini söyleyen en yakın kişiler tarafından bozulacaktır. Aslında onlar da kişinin odağını bozduğunun bile farkında değildir ama maalesef bozacaklardır. Bilinçaltı ikna olduktan sonra, odağın bozulma ihtimali yoktur. Bilinçaltının ne yapacağını, neden yaptığını, yaptıktan sonra neler kazanacağını, neler elde edeceğini bilmesi bir tür bilincin hazırlanma sürecidir.

Odaklanma sürecinde çevrenin etkisi nedir?

Çevrenin, varlığını ve devamlılığını yok sayamayız. Fakat çevrenin taleplerini ve devamlılığını karşılamaya devam edersek de asla odaklanamayız. Ailemizi, işlerimizi, yaşam şartlarımızı, sosyal hayatımızı, dost ve tanıdıklarımızı tamamen bırakamayız, yok sayamayız ya da iptal edemeyiz. Öncelikle çevrenin varlığını, hayatın devamlılığını ve akışını kabul etmeliyiz. Her ne kadar çevre odağımızı bozuyor gibi algılansa da, bilinçaltı bir hedefe kilitlendi mi çevrenin odağı bozma ihtimalini minimuma indirir. Hatta çevre bir sorun olmaktan çıkar, tam tersine hizmet etmeye başlar. Bu bizim çevreyi yönetebilmemiz ve bilinçaltındaki odaklanma hakkındaki inançlarımızın güçlenmesiyle alakalıdır.

Odaklanmak eğitimle sağlanabilir mi?

Odaklanmak eğitim ve öğrenme ile gelişebilir bir durumdur. Odak konusu hakkında eğitim alınmamış, bilinçlenilmemiş ve öğrenilmemiş ise odak probleminin olması gayet normal bir durumdur. Odaklanma sorunu, o anlık ya da belirli konular için gibi algılansa da, çocuklukta öğretilmesi gereken bir eğitim sorunudur.

Odak eğitiminde neler öğretilir?

Odaklanmak ve odak bozulması ne demektir? Odağın yaşamdaki önemi nedir? Odağın anlamı nedir? Odağın değeri nedir? Odaklanmanın faydaları nelerdir? Odaklanmamanın zararları nedir? Odak ne tür etkilere neden olur? Odaklanmak ne işe yarar? Nasıl odaklanılır ve nasıl yönetilir? sorularının yanıtları bulunarak kişi bilinçlendirilmelidir. Odaklanma, olumlu inanç olarak mutlaka öğretilmelidir.

Odak eğitimine ne zaman başlanmalıdır?

Çocuklukta bu konuda eğitim verilmelidir. Çocuklukta bu eğitim verilmemiş olsa da beyinin her zaman eğitimle yapısının değişmesi mümkün olduğu için kişi kendine hangi yaşta olursa olsun bu eğitimleri ve bilinçlendirmeyi yapabilir.

Odak bozulmasında ebeveynlerin etkisi nedir?

Ebeveynlerin çocuklarının bir eylemi yaparken sık sık odaklarını bozma durumları, odak bozulmasının temelini oluşturur. Bir çocuğun bir hedefe giderken ya da elindeki yapılması gerekeni yaparken, ebeveynlerinin onları farklı konulara yönlendirme davranışları odak bozmanın normal bir şey olduğu mesajının çocukta güçlenmesine neden olur.

Odaklanmada çevrenin etkisi var mıdır?

Çevrenin etkileme gücü hem vardır hem de yoktur. Bu durum çevreden gelen bilgilerin tekrarı, miktarı ve şiddeti ile eş orantılıdır. Tabii ki etkilenme kişinin kendi inançlarının gücü ve beklentileriyle de ilgilidir. Elbette çevrenin alanı ve alanında bulunan olasılıkların kişinin odağını bozma gücü vardır. Çünkü her zaman çevreden trilyonlarca odağı bozacak bilgi bombardımanı gelecektir.

Odağımı bozan çevre etkisiyle nasıl baş edebilirim?

Çevredeki zaman hırsızları, odak bozucuları, enerji vampirlerine hayır diyememe inancı, kişinin odağını bozar. Eğer kişi kendini yeterince hedefe ve hedefe götüren değişim sürecine ikna etmiş ise çevrenin etkisi ve etkileşimleri odağın bozulmasına kısa süreli etki eder. Kişinin odağı kısa süreli bozulmuş olsa da, bir süre sonra tekrardan kendi odağına geri döner. Kişinin bilinci hazırlanmamış, kodlanmamış ve bilinçlenmemiş ise çevrenin etkisiyle odak hemen bozulur, bozulduktan sonra kişinin tekrardan odaklanması oldukça zorlaşır.

Odaklanmak için hangi metot uygulanmalıdır?

Eğer düşünce molası yapılmazsa, beyin çevreden gelen farklı bilgilerden etkilenerek zaman içinde gelen bilgilere göre yapısını şekillendirir. Eğer düzenli düşünce molası yapılırsa, kişi kendi beynini istediği şekle ve yapıya dönüştürebilir, böylelikle kişi kendi beklentileri doğrultusunda kendini odaklamış olur.

Önceki deneyimlerim odağa etki eder mi?

Daha önceden başarısız kilo verme deneyimleri, erken pes edilerek odağın değişmesine yol açar. Öteleme ve bahane üretmeye deneyimlemiş bir beyin sık sık odak bozma yaklaşımları gösterir. Sabırsız ve aceleci yaklaşımlar, problem ve detaylara odaklanmalar, oluşum sürecine sabır gösterememek de odağın bozulmasında etkilidir.

Odaklanmada inancın etkisi nedir?

Yapılması gereken en önemli ve ilk iş odaklanma hakkında inanılan inancı olumlu inanca dönüştürmek olmalıdır. Odaklanma hakkında olumlu inanca sahip olmak, yaşamın birçok alanında da istem dışı odaklanılmasını sağlar. Eğer odaklanmaya olumsuz inanılıyorsa, odaklanma şansı azalacak ve odaklanmak için çok enerji harcanacak, sonuç olarak da odaklanılamayacaktır.

Odak bozucu inançlar nelerdir?

Beden hakkındaki değersizlik inançları, kendini önemsememek, kendi değerine ve gücüne inanmamak, öz güven eksiklikleri de odağın bozulmasına etki eder. “Hayır” ve “evet” hakkında inançlar, hareket hakkındaki olumsuz inançlar, hareketsizlik hakkındaki olumlu inançlar da odaklanamamaya ya da odağın kolay bozulmasına neden olur. Değişim hakkındaki olumsuz inançlar, statüko ve muhafazakarlık hakkındaki olumlu inançlar, değişime odaklanmaya direnç uygularlar. Kişinin sahip olduğu korkuları, kaygıları ve gelecek endişeleri de odaklanmayı engeller. Kafanın başka şeylerle meşgul olması, beynin çöp kutusuna dönüşmüş olması, soru işaretlerine cevapların bulunmamış olması odaklanamama durumuna neden olur.

Değişim sürecinde odağın önemi nedir?

Kişinin yaşamdan beklentileri, olaylara olan değerleri, önem sıraları, kişilere olan iletişim ve etkileşimleri, yaşamdaki odaklanma sıralamalarının yer değiştirmesine neden olur. O yüzden de, ilk odaklanılması gereken öncelik beden şekli ve sağlığı olmalıdır. Çünkü tüm olasılıklar onun sayesinde yaşanılır ve yaşatılır. Çünkü bedenin bir çekim gücü vardır. Hayatta uzun yıllar sorun olan, taşınılan fazla kiloların çözümüne öncelik verilmeli, bunun çözümlerine odaklanarak bu sorun şimdi, bugün ve şu an çözümlenmelidir.

Değişim sürecinde başarısız deneyimlerin etkisi nedir?

Bugüne kadar birçok zayıflama metodunu uygulayarak başarısız olmanın ya da kalıcılık sağlanamamasının sebebi davranış alışkanlıklarının değiştirilmemesidir. Diğer tüm metotlarda, yanlış bilinen inançlarınız değiştirilmediği için kalıcılık söz konusu olamaz, dolayısıyla kişi kendisinin başarısız olduğuna inanır.

Deniz Egece Metodu, kilo alımına ya da kilolu kalınmasına neden olan bilgi ve etkenlerin eğitimle değişmesini sağlar. Diğer metotlar dışarıdan yapılan bir etkiyle değişim uygular, biz ise içeriden değişimi uygulayarak kalıcılığı hedefleriz. Başarısızlıklarınız sizinle alakalı değildir, size verilen yöntemlerle alakalıdır. Başarısızlıklarla kodlanmış inançlarınız eğitim sürecinde etkisizleştirilerek değişir.

Değişim sürecinde odaklanma için nasıl bir yol izlenmelidir?

Hedef belirlenir ve hedefe götürecek süreç bilinçte tasarlanır ve güçlendirilirse, bilinç odaklanarak kilitlenir ve hiçbir şey odağı bozamaz. İstenilen beden ölçülerine ulaştıracak bir planının olmaması, hedefe ulaştığında kazanacaklarını bilmemen, bedenin getiri ve faydalarını algılamaman, bu yolculuğu neden yaptığını, bu kadar emeği yaptıktan sonra karşılığında neler kazanacağını bilmemen, odaklanılamamasına neden olur. Bilinçte hedef, amaç ve değişim süreci tasarlanmaz ve ikna edilmez ise kişinin karşısına çıkan diğer olasılıklara yönelmesine ve potansiyel gücün bölünmesine neden olur. Güç bölünürse istenilen sonuçlara da gecikmeler olur ya da hiçbir zaman hedefe varılmaz. Düzenli yapılacak düşünce molaları, değişim sürecinde odaklanılmasını sağlayan bir sihir gibidir ve her türlü kapalı kilitleri açacak bir anahtardır.

Odağı bozan sabote eden bilgilerle nasıl baş edebileceğim?

Değişim sürecinde, zaman hırsızı, odak bozucu, enerji vampiri, yıkıcı, engelleyici, moral bozucu, motivasyon düşürücü, değişim yolunda köstekçi, süreci sabote edici, kişi ve olaylardan uzak durulmalı, hızlı geçilmeli ya da odaklanılmamalıdır. Elbette değişim sürecinde her iki zıt kutupla da sık sık karşılaşılacaktır, çünkü hayatın içinde her ikisi de vardır, kaçınılmaz gerçek hakkında anlaşılması gereken ise farkında olmakla odaklanmak arasındaki farkı iyi yönetiyor olmaktır.

Odağı etkileyen bilgi çeşitleri nelerdir?

Bilgilerin birbiri ile ilişkilendirilerek sonsuz farklı bilgi çeşidinin ortaya çıkması, kişilerin özel ve eşsiz olmasına neden olur. Her ne kadar içerikler farklı ve eşsiz olsalar da, temelde iki kutup içinde barınırlar. İstediğin beden hedefi sürecinde ilerlerken, iki temel bilgi türü önemlidir, destekleyen ya da köstek olan bilgiler. Destekleyen odağın devamlılığını sağlarken, köstek olanlarda odağın bozulmasına ve tüm emeklerin çöpe gitmesine neden olur yaşamın her alanında, her iki kutup da mevcuttur, fakat süreci tamamlamak için bu bilgileri fark etmek ve farkındalıkla yaklaşmak farklı şeydir odaklanmak farklı şeydir. Farkındalık odağı bozmaz ama yanlış istikamete odaklanmak, istenilen istikamete olan odaklanmayı bozar.

Değişim sürecinde odaklanma nasıl güçlendirilir?

Değişim sürecinin devamlılığını bırakmadan sağlamak adına odaklanılması gereken bilgiler, tetikleyici, itici, destekleyici, motive edici ve katkı sağlayıcı bilgiler olmalıdır. Düşünce molaları ister istemez, destekleyen, tetikleyen, ilerleten ve odaklayan yani yapıcı bilgilere ilgi gösterilmesini sağlar. Kişi her ne kadar odaklanamasa da ve olayların negatif yerlerini görse de, teknikler düzenli ve istikrarlı yapıldığında, beyinin yapısı bir süre sonra değişir. Bilinç bu sefer daha kolay pozitif yönde katkı sağlayıcı, sürecin devamlılığına neden olan düşünceleri destekleyici duruma dönüşür.

Eksiklere odaklanmak nedir?

Değişim sürecinde eksiklere odaklanmak, süreci kendi kendine sabote etmek demektir. Eksiklerine değil sahip olduğun imkanları görmeli ve onları değerlendirerek sürecini tamamlamalısın. Eksiklerle mücadele edeyim derken, detaylarda boğulacak ve çok fazla enerji kaybedecek, ilerleyemediğin için başarın ortaya çıkmayacak ve erken pes etmene neden olacaksın.

Eksiklere odaklanmanın etkileri nelerdir?

Mükemmel olmak adına eksiklere odaklanmak, detaylarda boğuşulmasına ve yerinde sayılmasına neden olur. Eksik olarak gördüklerin senin düşüncelerine ait bir eksiktir, gerçekte eksik gördüğün, kendi içinde de tamlığını barındırır. Eksikler senin düşünebildiğin kadar sınırlıyken, gerçekte tamlıklar sonsuzdur, eksik göreceli ve senin algıladığın bir düşüncedir.

Eksiklere odaklanmak bir öğreti midir? Bu değiştirilebilir mi?

Mükemmel olma ya da eksikleri görme anlayışı çocuklukta öğrenilen bir bilgidir. Bazı ebeveynler çocuklarını yetiştirirken sıklıkla eksiklerini söyleyerek kendilerini geliştirme ve tamamlamalarını beklerler, bu da kişinin ömür boyu eksikleri görme ve odaklanmasına neden olur. Oysa çocuğun sahip olduğu tamlara, güçlü oldukları yönlerine ve potansiyellerine odaklanılması daha doğru olurdu. Çocuğun sahip olduğu güçlere odaklanılması yerine, eksiklerine odaklanılan çocukların başarısız olmaları güçlendirilmiş olunur. Bu durumun değişimi mümkündür kişinin bilinçaltındaki kökleşmiş bilgilerin düşünce molalarıyla etkisizleştirilmesi gerekir.

Hayatımdaki problemler odağımı bozar mı?

Değişim sürecinin dışındaki problemlere odaklanmak odağı bozmak demektir. Özelikle farklı problemlere odaklanıp kalmak, değişim sürecinin dışına çıkmak ve uzatmak demektir. Farklı problemler çok enerjini tüketir ve değişim sürecine enerjin kalmaz, kafanın karışmasına ve odağın bozulmasını tetikler ya da neden olurlar.

Hayatımdaki problemler odağımı etkiliyor bunu nasıl çözerim?

Elbette hayatında çözmen gereken önemli problemlerin olacaktır, onlara gücün yeterse çözmek istersen çözmelisin, bu sana bir öğreti bir eğitim olarak değer katar. Ama çözmen gerekmeyen bir problemi de odaklanarak zaman ve enerji kayıp etmemelisin, değişim sürecinin uzamasına, motivasyonu düşmesine ve erken pes etmene neden olur. Fakat burada da probleme odaklanmak yerine problemin farkındalığı kazanılarak, problemleri bertaraf edecek çözümlere odaklanılmalıdır.

Korkular odağı etkiler mi?

Korkular bir tür kişinin becerilerini, yetilerini ve hareketliliğini kısıtlar. Hareketsizliğe neden olan korkular, mutlak fazla kiloların oluşmasına neden olur. Diğer bazı korkular da değişim sürecindeki direnç neden olarak odağın bozulmasına ve hedefe varılmamasının önünde engeldir. Hayatta başarılı olmak isteniliyorsa öncelikle korkuları etkisizleştirmekle başlanmalıdır. Emek ve para harcansa da, en iyi okullara ve uzmanlara gidilse de, kişi kendini geliştirse de, kişinin korkuları, hedefinin ve başarılı olmasının önündeki gizli kalmış büyük engellerdir.

Odaklanmak için korkularımı nasıl yenebilirim?

Korkularla yüzleşilmeli ve bunların sadece bilinç bazındaki bilgiler olduğu gerçekte korkulması gerek bir durumun olmadığı fark edilmeli ve yüzleşerek etkisizleştirilmelidir. Cesur insanlar yoktur, korkularına neden olan inançları ile yüzleşmiş ve etkisizleştirmiş insanlar vardır. Başarılı insan yoktur, korkularını etkisizleştirerek hedefini bırakmayan insanlar vardır.

Odak bozucu bilgiler nelerdir?

Pozitif ama Yıkıcı Bilgiler: Pozitif olup yapıcı bilgiler odaklanılmaya destek olurken, pozitif olup yıkıcı bilgiler de, sürece köstek olunmasına ve odağın bozulmasına sebep olur. Bu tür bilgiler çoğunlukla aile yakınları ve dostlardan gelen yaklaşımlardır. Diğer tehdit ise, bilinçaltından gelen pozitif gibi görünen, fakat yolculuğun dışına çıkartacak kendi fikirlerindir. İstikrarlı yapılan düşünce molalarında, zaman ve eylemler tasarlandığında bu durum büyük bir çoğunlukla istem dışı bertaraf olmasına neden olur.

 Yıkıcı ve Negatif Bilgiler: Yıkıcı ve negatif bilgiler kişinin çevresinde olan odağını bozabilecek her türlü kendisiyle alakalı ya da çevreyle ilgili şimdi ya da geçmişten gelen olay, söylem ve davranışların hepsini kapsar. Sonsuz olasılıkların içinde en kötü senaryoyu düşünmek, maalesef kişinin kendine yapacağı bir katliamdır. Çünkü ilgilendiğin negatif ve yıkıcı düşüncelere odaklandığında, gerçeğe dönüştürme gücüne sahipsin. Gerçeklerin negatif düşünceler olduğuna ve pozitif düşüncelerin hayal ve gerçek dışı olduğuna kendine sürekli ikna ederek, yaşanılacak güzel şeylerin olmadığına inanmana neden olur.

Negatif ve yıkıcı bilgilere odaklanmanın sonuçları nelerdir?

Negatif ve yıkıcı bilgi ve enerjilere odaklamak; stres, öfke, nefret, endişe, şüphe, kaygı, korku, kararsızlık, güvensizlik ve mutsuzluk üretir ayrıca beden enerjisini tüketir. Özel ve iş hayatındaki tüm başarına engel olacak düşmanların üretilmesine neden olur. Ayrıca bunların uzun süreli beyinde yaşanılma durumu miktarın artarak bedendeki tüm psikosomatik hastalıkların ortaya çıkmasına etki eder. Negatif bilgi ve enerjiler, beden enerjisini erkenden tüketmesine, kişinin neşesini ve sevincini elinden alarak korkuları içinde bir köşede sıkışıp kalmasına ve hareketsiz olunmasına neden olur.

Çevremin, odağımı bozmasının önüne nasıl geçerim?

Normalde yaşamı paylaştığın kişilerle yaşanılmış olan geçmişteki alışkanlıkların devreye girmesine neden olur ve eski alışkanlıkların devamlılığı beklenilir. Gerçekte bu kişiler sana güven duyuyor ve sen de onlara güven duyuyor, seviyor ve karşılıklı başarılı olmanızdan mutluluk duyacağınız kişi ve ilişkilerdir. Fakat bu yaklaşımları, farkında olmadan gerçekleşen durumlar olduğu için, bu sürecini bilinçlendirmende fayda vardır. Örneğin; bir okula başlasaydın, sevdiklerin de bunu bildikleri için, okul için ayırdığın zamana ve yapman gerekenlere destek olacaklardı. Yakınlarına çok fazla detaylara girmeden, değişim sürecini paylaşman, bilinçlendirmen ve onların da sana destek olmalarını istemen çok önemli bir çözümdür.

Odaklanma probleminin kalıcı çözümü nedir?

Odak sorununun, ilacı ve çözümü düşünce molalarıdır. Çünkü odak bilinç bazında bir problemdir! Bilincine zaman ayırsan, bilinci kontrol edebilir, değiştirebilir ve odaklayabilirsin. Düşünce molaları, bilinçteki kaos bilgilere dönüşmüş bilgiyi organize bilgiye dönüştürme fırsatını verir, organize bilgi odaklanılmış bilgidir. Düşünce molası yapıldığında bilinçteki bilgilerle muhatap olunur, böylelikle bilgilerin ayıklanması, temizlenmesi ve düzene girmesine olanak oluşur. Odağı engelleyen, bozan, yıkan, düzensizliğe neden olan, yabancı bilgiler ayıklanarak temizlenme fırsatı oluşur. Hedef, değişim süreci, değişim planı tasarlayarak güçlenmesi ve dolayısıyla odaklanabilmesi sağlanmış olunur. Yapılmak istenilen doğru alışkanlık ve davranışlar, canlandırma teknikleri ile yeni alışkanlıklara odaklanması ve uygulanması sağlanabilir.

İnstagram Sayfamız

Youtube Kanalımız