Zayıfladıktan Sonra Kilo Almamak Hakkında

za
Sık Sorulan Sorular

Zayıfladıktan Sonra Kilo Almamak Hakkında

Zayıfladıktan sonra kilo almamak için çözüm neden %100 eğitimdir?

Günlük tekrarlanan davranışların %98’ini bilinçaltı, istem dışı önceden öğrendiği ya da deneyimlediği bilgilerle uygular. İnançlar, alışkanlıklar ve davranışlar sadece eğitim ile bilinçlenerek değişir. Bu yüzden de fazla kilolara neden olan davranış ve alışkanlıklar sadece eğitimle %100 değişir ve zayıflamanın devamlılığı sağlanır.

Metabolizmanın gücü ve hızı da bilinçaltındaki bilgilerin değişmesiyle %100 artar. Kişi çevreden etkilenmemeyi, duygu ve zihin hakkındaki kontrolü eğitimle öğrenebilir.

Beslenme, öğün, hareket, hareketsizlik, kilo, beden, metabolizma gibi kilo almanıza neden olan inanç ve algılar aynı şekilde eğitimle değişebilir. Beslenme ve kilo takıntısı bilinçaltının tekrar eğitilmesiyle değişebilir. Tüm sonuçlarımızı oluşturan sebepler, inançlar, alışkanlıklar, duygular ve davranışlardır. Bunlarında merkezi bilinçaltıdır. Bilinçaltı da sadece ve sadece eğitim ile değişir.

Mide ameliyatı olduktan sonra 50 kilo verdim, şimdi tekrar kilo almaya başladım. Sizinle zayıflamamın devamlılığını sağlayabilir miyim?

Diğer metotların tam tersine bizim metodumuz, zayıflamanın devamlılığını sağlayarak kilonuzun sabitlenmesine neden olan metottur. Mide ameliyatı olup da tekrar kilo alan sayısız insanın olmasının nedeni, kişinin bilinçaltının değişmemiş olmasıdır. Biz bilinçaltını nasıl değiştireceğinizin eğitimini vermekte ve zayıfladıktan sonra tekrar kilo almamanızı sağlamaktayız.

Neden sürekli kilo verip, geri alıyorum?

Diğer metotlarda uygulanan diyet, yasak, spor, ilaç, krem, hap, toz, ameliyat, alternatif bitkilerin hiçbiri bilinçaltındaki alışkanlıkları, davranışları ve inançları değiştirmez. Bu nedenle sonrasında tekrar kilo alınır. İrade ile yapılan yasaklar, diyetler ve sporlar bırakıldığında, bilinçaltı tekrar eski bildiği yanlış bilgileri devreye sokarak yeniden kilo alınmasına neden olur. Kilo almak ya da vermek iradeye sahip olmakla alakalı değildir. Bilinçaltı iradeli bilinçten milyonlarca kat daha güçlüdür ve davranışların %98’ini istem dışı kontrol eder. İrade pes ederse, odak bozulursa ya da hedefe ulaşıldığında bırakılırsa, bilinçaltı tekrar eski bilgileri devreye sokarak aynı kiloları geri aldırır.

“Deniz Egece Metodu” ne demektir?

Zayıfladıktan sonra tekrar kilo almamak için öncelikle, bilinçaltındaki beslenme, hareket, beden hakkındaki inançların değişmesi gerekir. İstenilen beden şekline ulaştıktan sonra enerji alım ve tüketiminin dengelenme inancı kazanılmalıdır. Diyet, spor, ameliyat, ilaçlar, otlar gibi metotlar bilinçaltındaki bilgileri değiştirmez. Bilinçaltındaki bilgi sadece ve sadece eğitimle değişir, bilgiler değişince kalıcılık sağlanır. “Deniz Egece Metodu” da tam olarak bunu sağlar.

Zayıflığın devamı %100 mümkün mü?

Evet, mümkündür. Kişinin doğru olduğuna inandığı fakat kilo almasına neden olan inançlarının değişmesiyle kalıcılık mümkündür. İstediği beden şekline sahip olan insanlar ömür boyu spor ve diyet yapmazlar. Şişman insan, bedende stok bilincine sahiptir. Deniz Egece Metodu, bilinç değişimine neden olarak, zayıflığın %100 kalıcı olmasını sağlar. Bilinç değişmezse kalıcılık sağlanamaz.

%100 kesin kalıcı çözüm diyorsunuz, neye göre kalıcıdır? Zayıflığın devamı tam olarak nedir?

Bir Hristiyan Müslüman olmak isterse, öncelikle bu güne kadar Hristiyanlık hakkındaki öğretilerin doğru olmadığıyla yüzleştirilerek, eski bilgileri etkisizleştirilir. Sonrasında Müslümanlık hakkında yeni bilgiler öğretilir. Müslümanlıkta yapılması gerekenler ve nasıl yapılacağı hakkında bilgi verilir. Müslümanlığın şartları kuralları öğretilir. Kişi bunları dinler ve tekrar ederse, bir süre sonra Müslüman olur. Aylar yıllar geçtikçe de Hristiyanlıkla ilgilenmediği ve sadece Müslümanlıkla ilgilendiği için bir süre sonra Hristiyanlık bilgileri azalır ve Müslüman olmuş olur. Sonra bu Müslüman olan kişinin tekrar Hristiyan olma olasılığı ne kadarsa, Deniz Egece Metodu ile zayıflayan birinin kilo alma olasılığı da o kadardır.

Zayıflamanın devamlılığını sağlamak ve zayıflamak aynı şeyler mi?

Hayır, kilo vermek ve zayıflamak aynı şey değildir. Kilo verme fiziksel değişim sürecidir, zayıflamış bir bedende ise bilinç bazında değişim, kalıcılığın güçlendirilmesi ve adaptasyon sağlanması gerekmektedir. Kilo vermek için bilincin değişmesine gerek yoktur. Sadece enerji tüketimini, enerji alımının üstüne çıkartacak motivasyon ve odaklanmaya ihtiyaç vardır. Ama hem kilolardan arınayım aynı zamanda kalıcılığa da neden olsun denilirse o zaman mutlak bilincin değişimi gerçekleşmelidir.

Zayıflamanın devamlılığı nasıl sağlanır?

Kilo verirken uzun bir zaman dilimine ihtiyaç duyulduğu için kişinin aynı zamanda farklı konularda da bilinçlenmesi gerekir. Değişim sürecinde bedenle tanışmak, dostluk kurmak, ondan gelen mesajlara öncelik tanımak, bedenin gerçek ihtiyaçlarını doğru miktarlarda karşılamak, değişim sürecinde çıkan problemlere çözüm odaklı yaklaşmak ve problemleri çözümlemek zayıfladıktan sonra tekrar kilo almamamızı sağlar.

Çevresel ve içeriden gelen yapıcı ve yıkıcı süreci etkileyerek, sabote ederek odağı bozan telkinlerle başa çıkmak, istikrarlı motivasyonu sağlamak, duyguları yönetmek ve yönlendirmek, direnç ve korkularla yüzleşerek etkisizleştirmek, kilo alımına neden olan inançları etkisizleştirmek, değişim sürecinin devamlılığını sağlayabilmek için kişinin bilinçlenmesi gerekmektedir.

Zayıflamanın devamlılığı için bedene zaman ayırmak nedir?

Fazla kilolarından kurtulamayanların birinci ve temel nedeni, bedene zaman ayırmamalarıdır. Bedene zaman ayırmak, ilk yapılması gereken eylem olmalıdır. Zaman kavramının kilo vermede en önemli etken olmasından dolayı ilk değiştirilmesi gereken zaman hakkındaki inanılanlar ve inanılmayanlar olmalıdır. İstenilen sonuçlara ulaşmak için öncelikle yapılması gerekenlere zaman alanı açılmalıdır. Zamanım yok düşüncesi kilo verme sürecinin başlamadan sona ermesine ve bir sonraki zaman dilimine ötelenmesine neden olur.

İstediğin beden ölçüsünde ömür boyu yaşamak mümkün mü?

Yiyecek ve içecekleri “gelir” olarak düşünelim, hareket ve egzersizleri “gider” olarak kabul edelim. Kilo verildikten sonra, gelir ve giderler dengelenmelidir. İstediği beden şekline ulaşmış ve orada yaşayan, hiç kilo sorunu bulunmayan insanlar gibi olmak isteniliyorsa, bilinçaltında bulunan “gelir” ve “gider” inançlarının dengeli olması sağlanarak, güçlendirilmesi gerekir. Bilinçaltındaki “gelir” ve “gider” dengesi sağlandığında, kişi ömür boyu fazla kilo sorunu yaşamaz.

Zayıfladıktan sonra kilo almamayı sağlayacak doğru bilgiler nelerdir?

Fazla kiloları eritecek ve istenilen beden şekline ulaştıracak tek doğru bilgi, enerji tüketiminin ve miktarının artırılmasıdır. Enerji tüketimini sağlayan hareket ve egzersizlerdir. İstediğin bir beden şekli hedefin varsa, ona ulaştıracak bilgi “enerji tüketimidir”. Kilo verme sürecinde enerji tüketimine neden olan her bilgi ve eylem doğrudur. Diyetler, ilaçlar, ameliyatlar, kremler, otlar ya da çayların hiçbiri enerji tüketimine ve bilgi bazında da kişinin bilinçlenmesine neden olmaz.

Neden zayıflamak değil de güçlenmek?

Güçlenmek demek sıkılaşmak, incelerek ağırlaşmak, hareket miktarının artması, bedenin esnekliğinin ve kuvvetinin artması demektir. Zayıflamak ise çelimsizleşmek, güçsüzleşmek, kırılganlaşmak, yorgunluk, hareketi azaltmak, hantallaşmak demektir. Bedenin gücü ve kuvvetini belirleyen yağlar değil, kaslardır. Metabolizmanın sağlıklı çalışması kasların miktarı ve gücü ile paralellik gösterir.

Neden zayıflamak değil de incelmek?

İnce olmak; zayıflık, güçsüzlük, fakirlik, hastalıklı, kassız, ince kemikli, ağır ya da hafif demek değildir, sadece şekilsel olarak ince ve zarif bir görüntü demektir. İnce olup, güçlü ve kuvvetli kaslara da sahip olunabilir. İnce olup dayanıklı ve sağlıklı da olunabilir. İnce olup kariyer sahibi ya da zengin de olunabilir. İnce olmak hiç bir şeyle ilişkili değildir ve sadece bir görüntünün şeklini ifade eder. Bedenin görüntüsü, bilinçteki görüntünün uzantısıdır, kişi kendi beden şeklini nasıl algılıyorsa, beden şekli ona dönüşür.

Neden kilo değil de beden ölçüsü?

Yağlar hacimsel olarak kaslarla kıyaslandığında daha hafiftir, bu da kilo olarak zayıflama metotlarında çok büyük yanıltıcı bir duruma neden olur. Yağ, kasa göre asimetrik bir yapıya sahiptir bu yüzdende bedendeki asimetrik durumu oluşturan fazla yağlardır. Hacim demek bedenin görüntüsü demektir. Aynı boyda, aynı irilikte ve her biri 100 kilo olan ikiz kardeşler düşünelim. Birincisi ağırlık ve kilogram odaklı zayıflasın, ikincisinde beden ölçüsü ve model görüntü odaklı zayıflasın. Ağırlık odaklı zayıflayan kişi 70 kilo ve 40 bedene incelsin. Beden ölçüsü ve görüntü odaklı olan kardeşin de 78 kilo ve 36 bedene inceldiğini kabul edelim. Sence hangisi daha simetrik ve daha estetik görünür? Elbette 36 beden daha simetrik bir görüntü sunar, daha ağır olmasının sebebi de kaslarının gelişmiş ve güçlenmiş olmasıdır. Bu durumun dünyada milyonlarca örneği vardır.

Bedendeki yağ ve kas hacimlerinin farklılıkları nelerdir?

1 kilo kasın hacmi, 1 kilo yağın hacmine eşit değildir. Yağın hacmi kasın hacminden çok daha fazladır ve daha fazla yer kaplar. Bedenin iri görünmesi kemik ve kaslardan kaynaklanmaz, yağlardan kaynaklanır. Yağlar hacimsel olarak kaslarla kıyaslandığında daha hafiftir, buda kilo olarak zayıflama metotlarında çok büyük yanıltıcı bir duruma neden olur. Yağ kasa göre asimetrik bir yapıya sahiptir bu yüzden de bedendeki asimetrik durumu oluşturan fazla yağlardır. Hacim demek bedenin görüntüsü demektir.

Bedendeki yağ ve kas miktarının zayıflamadaki etkisi nedir?

Bedenin yağ miktarı artığında, kasların ve bedenin gücü ve kuvveti azalır. Bedende yağlanma azaldığında kasların ve bedenin gücü ve kuvveti artar. Yağların miktarı artığında, metabolizmanın gücü ve hızı azalır, kasların miktarı artığında metabolizmanın gücü ve hızı artar.

Zayıfladıktan sonra tekrar kilo almamak için ne yapılmalıdır?

Hedef eğer öncelikle fazla yağlardan kurtulmak ve şekil olarak ince bir görüntüye sahip olmaksa, yolu uzatmanın bir anlamı da yoktur. Odak bozularak zaman kaybedilmemelidir. Öncelikle beden hakkında ne istenildiğinin ve ne istenilmediğinin netleşmesi önemlidir. İstenilen sonuca götürecek bilgilere odaklanarak ilerlemek sonuçlara daha hızlı varılmasına neden olur.

Yağların erimesine neden olacak yaklaşımlar nelerdir?

Hareket ve egzersiz hakkındaki inancı olumlu inanca dönüştürmek. Yapılan tüm fiziksel hareketlerin şiddet, tekrar ve miktarının artırılması. Yüzmek, yürüyüş, koşmak, dans etmek, ip atlamak, bisiklet sürmek, merdiven çıkmak, çocuklarla harekete dayalı oyun oynamak, harekete dayalı bahçe, tarla ve bağ işleri. Beslenme ve kilo içerikli düşüncelerden uzaklaşıp, harekete dayalı konulardaki bilgilere odaklanmak ve bilinçlenmek. Hareketli ve istediği beden şeklinde olan birisi ile arkadaş olmak onu taklit etmek ve uyumlanmak. Düşünce molalarında, bilinçte egzersiz yaparak yağlarının eridiğini ve kasların geliştiğini canlandırmak. Nefes, kondisyon bedenin güçlenmesi konusunda bilgi çeşitliliği ve miktarını artırmak. Beden ve bilinç sağlığı, kas yapmak, incelmek ve fitlik hakkında çeşitli videolar seyrederek bilinçlenmek.

Yağların kalmasını sağlayacak yaklaşımlar nelerdir?

Beslenme ve hareketsizlik hakkındaki olumlu, hareket ve egzersiz hakkındaki olumsuz kök inançlar. Her türlü hareketsizliğe neden olan düşünce, duygusal durum ve eylemler. Uzun süreli oturmaya neden olan düşünceler, uzun süreli uyumak, yatmak, dinlenmeye neden olan düşünceler. Beslenmeyi arttırmak ve istem dışı hareketi de azaltmak. Bahaneler ve ötelemeler. Her türlü diyet, beslenme çeşitlerini yasaklamak, kalori hesapları yaparak beslenmek, sağlıklı ve sağlıksız besinler olarak ayrım yapmak, gıda ırkçılığı. Fazla kiloları kafaya takmak, kilo takıntısı, kilolara odaklanmak. Yiyecek ve içeceklere övgüler, kutsallaştırmak, beklentiye girmek, olumlu bilgi ve yaklaşımlar. Faydalı ve zararlı yiyecek ve içecek ayrımları yapmak. Yiyecek ve içeceklerin kilo aldırdığını ve verdirdiğini, gıdaların kimyasının neden olduğu inançları. Hareketin haricinde, kiloları eritmek için farklı düşüncelerle zaman geçirmek.

İnstagram Sayfamız

Youtube Kanalımız